Tempoya yaklaştık taktikte hala geriyiz

Türk teknik adamlarımız, hızlanan – tempolanan – ivmelenen ve uzun süredir DİKİNE oynanan futbolun gerisinde kaldılar. Hatta bazıları geride kaldığını kabul etmek bir yana bu gerçekleri inkar etme yoluna gittiler. Eleştirmenleri suçladılar. İşte Fatih Terim, 3 yılda doğru dürüst Avrupa galibiyeti alamadı.
Şenol Güneş, Euro 2020’de yediğimiz ağır dayağı analiz edemedi.
Bizim hocalarımız, tempo yerine ayağı iyi oyuncu tercihleri yaptıklarından, taktik bilgileri konusunda ciddi eksik olduklarından Avrupa’dan hep üzüntüyle döndük.
☆☆
Şimdi hem Dortmund hem de Lazio maçında gördük ki hocalarımız tempoya karşılık verme ve fizik mücadelelerde eksik kalmama konusunu önemsemişler.
Sergen Hoca, tespiti yapmış ve “115 KM üzerinde bir koşu mesafesine ulaşmalıyız” demişti. İşi sadece koşu mesafesine bırakmadığı maç sonu demecinde saklıydı. Yalçın dedi ki : “40-45 arasındaki dağılmamız 2. gole neden oldu. Düzeltmemiz gereken bir durum.” Tespitler doğru.
Hem Yalçın’ın hem de Terim’in takımları, oyuna giriş, paslaşma düzenleri konusunu çalışmışlar belli. Beşiktaş da Galatasaray da tempo olarak rakiplerine yetiştiler. Bire bir fizik mücadelelerde geride kalmadılar. Lakin taktik olarak hala biraz gerideyiz. Rakip yarı alanda işi hala doğaçlamaya bırakıyoruz. Bu özelliği geliştirmemiz lazım. Hem Yalçın hem Terim’in artık çizilmiş hücum planları konusunda kendilerine bir adım daha yatırım yapmaları gerektiğini düşünüyorum..

POR FAVOR’A ŞAMPİYONLUK VEREN TAKIM VE PELKAS

Temdit penaltısı Pelkas’a attırılmamalıydı. Berisha – Gustavo ya da Attila varken ayak içi vuruşu dışında vuruşu olmayan Pelkas’ın 11 metre noktasının başına gelmemesi lazımdı. Kevin Trapp penaltı kurtarışlarıyla meşhur bir kaleci. Maç öncesi belirlenen 2 penaltıcı dışarı çıkmış dahi olsa o dakikada teknik direktör sahaya müdahil olmalı ve penaltıcıyı belirlemeliydi. Penaltı sürprize – ya olursa’ya – kendimi iyi hissediyorum’a bırakılmayacak kadar önemli bir şey. Eskiye nispeten kalecilere çok az kurtarış imkanı veren kurallar var. Bu şartlar altında bu kadar önemli vuruşu “Sahaya döndüm, penaltıyı yaptırdım. Ben atayım” kişisel tercihine bırakamazsınız. Fenerbahçe Kezman’ın “Por Favor” diyerek Alex’in elinden zorla aldığı topu dağlara taşlara yollamasıyla bir şampiyonluk verdi. Bunu Vitor Hoca’ya hatırlatmak lazım. Duygusallığa yer olmayan bir dünyadayız. Kaleci Altay alda eline “Ben atacam” dese attıracak mısın? O yüzden Vitor Hoca’nın bu tip konularda daha net olması gerek.

İTALYAN VAR HAKEMİYLE UĞRAŞMAK

İptal edilen penaltı golü Türkiye’de olsa Fenerbahçe yöneticilerinin tamamı açıklama yapar mıydı yapmaz mıydı?
Yüzde yüz tekrarlanması gereken penaltıyı tekrarlatmadan iptal ettiren İtalyan VAR hakemi ile uğraşmak lazım asıl. Bu hakemin peşine düşmek ve ceza almasını sağlamak lazım. Bu tip şeyleri yapmazsanız asıl ileride ensenize vurup lokmanızı alırlar ağzınızdan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir